Ağustos 11
Anlatmak Gerek
Çok sevdiğim Nesrim ablam yazmış herhalde bu yazıyı, ve kendi mail grubumuza mail olarak geçmiş, bende sizlerle paylaşmak istedim, eline ağzına sağlık ablacım.
Yer demir gök bakırdı bir zamanlar. Oysa şimdi yer beton gökyüzü ise delik. Ozon tabakasını delen,akarsuları kirleten bilinçsiz fabrikalar dünyayı bitirmeye,bitmeye götürüyor.
Eskiden oyun oynamak için boş arsa aramazdık, her yer oynamak için boştu. Toprakta çivi ile oyun oynardım. Nasılda güzeldi yağmurdan sonraki gün toprak. Yumuşacık bir hamur gibi olurdu babamın verdiği onluk çivi ile hayallerimi çizerdim üstüne. Zaman zaman boş tenekelerle kuka oynadık. Çelik çomak ağaç sopasından en kolay oyundu. Çok şey değişti dünyada.
Bizlerde değiştik zannettik ama değişmedik. Değişen dünyaydı. Keşke değişmeden o eski günleri annemin bohçasında saklayabilseydim. Tel dolabın içindekileri ben gördüm ama çocuklarıma gösteremedim. Kara süt tavasından söğüt agacından yaptımız kamışla süt aşırdık. Sütün tadı farklıydı ama farkı anlatamadım. Tavayı da içindeki sütüde görmedi çocuklarımız. Tıpkı tel dolap gibi.
Divanın üstünde yemekten sonra uyuyakaldım. Duvarda asılı halıya bakarak hayaller kurdum. Bizim çocuklarımız divan keyfi bilmedi, çelik çomak oynamadı dahası kara tavadan süt içemedi. Gazoz kapağı için delice gazoz içmedi. İçsede eski gazoz tadı bulamadı.
Ben denizin içine dalıp bakabildim çakıl taşları ile oynadım. Hemde İstanbul da yaptım bunları. Ama onlar sadece baktılar denize bazen kokusu bile bıktırdı onları. Bu şehirde ne bıraktık onlara hangi boş arsayı?
Çamuru kaymak gibi olsada çivi saplasalar üstüne üçgenler çizseler. Yazlık sinemada tahta sandalyede gece yıldızlarla film seyrettim. Ama onlara bu zevki yaşatamadık. Divanlar koltuk oldu. Duvar halısı silinebilen plastik saten şu bu oldu. Kireç badana yok oldu. Hava alan duvarlar kapandı. Evlerin içini havasız havalılarla doldurduk. Oyun oynanacak boş arsalara ev yaptık. Divanıda örtüsünüde çatıya sakladık.
Biz hormonsuz yedik ama size yetiştiremedik. Herşeyi zamanında yedik ama size zamansız yetişen herşeyi yedirdik. Çelik çomak, kuka gazoz kapağı oyunu var ama göstermedik. Evet biz herşeyi yaptık sonrada zaman suçlu dedik.
Dünyayı birbirine düşman ettik savaşlarda çocukları yok ettik. Gökyüzünü deldik, uzaya gittik aya gittik halt ettik.
Aslında çok geç değil çünkü hala yağan yağmurda mutluluk var. Ardından çıkan gökkuşağında sevgi ve umut var. Burnunuza bir kere çekin toprak kokusunu nasıl güzel hala. Ne kadar hisli ve duygulu. Tıpkı çocukluk günlerimdeki gibi. Yapacak çok şey var aslında. Hafta sonu bilenleriniz varsa kuka oynasın çocuklarla. Çelik çomak oynasın. Kara tavayı ve sütü anlatsın.
Geçmeden vakit eskiyi anlatmak gerek. Yada yaşatmak...
Nesrin Kaya
İSTANBUL